| Çukurova Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli yatlarda ve otellerde çalışan, ardından da YÖK bursuyla Oklahoma State Üniversitesi'ni kazanan Cihan Çobanoğlu Amerika'da eğitimin püf noktalarını ve Turizm teknolojisi ile yaşanan son gelişmeleri anlattı.
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 1971 İstanbul doğumluyum. 1994 yılında Çukurova Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Y.O.'dan mezun oldum. Okul yıllarında, güney kesiminde 4 farklı staj yaptım. Yatlarda, otellerde ve restaurantlarda değişik pozisyonlarda çalıştım. Mezuniyetin ardından Mersin'deki Ramada Hotel'de maliyet kontrolörü olarak işe başladım. Üç ay sonra bilgi işlem müdürlüğüne getirildim. 1 yıl sonra İngiltere'ye gittim. 1 sene içerisinde iki değişik restaurantta çalıştım. Sonra YÖK bursunu kazanarak Amerika'daki Oklahoma State Üniversitesi'ne master ve doktora yapmak için geldim. Sadece 1 yıl YÖK'ten burs aldıktan sonra Amerika'daki okulumdan asistanlık alarak YÖK'ten aldığım bursu dondurdum. 2001 yılında doktoramı bitirerek, University of Delaware'de Yardımcı Doçent olarak ise başladım. 2003 yılında Mersin Üniversitesi'ndeki görevime döndüm. 3 ay çalıştıktan sonra istifa ederek 2 yıl boyunca Bilkent Üniversitesi'nde çalıştım. Sonra tekrar University of Delaware'e döndüm. 2007 yılında Doçent oldum. Halen bu üniversitedeki öğretim üyeliği görevime devam ediyorum. Turizm Teknolojisi hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz? Ne tür bir geleceği var bu sektörün?
Bir iki örnek vermek gerekirse, birçok önde gelen otel şirketinin “Müşteri İlişkileri Yönetimi” adı altında müşteri tercih ve geçmişlerini ortak bir veritabanında tutan, bunu otel zincirinin diğer şubeleri ile paylaşan ve bu sayede, otelin müşterilerine en özel hizmetin verilmesini sağlayan sistemleri olduğu ve bu sistemin ağır bir teknoloji yatırımı ile desteklendiğini söyleyebiliriz. Aynı şekilde, bir çok otel ve havacılık şirketinin ağırlıklı olarak elektronik ortamda satış yapması, “gelir yönetimi” ni uygulaması, yine internet ve teknoloji sayesinde olmaktadır. Müşteriyi direk bilgilendiren sistemlerin yanı sıra, turizm şirketlerinin çalıştırdığı elamanlarla ve mal satın aldığı şirketlerle ilişkilerinin yönetildiği sistemler yine teknolojinin birer parçasıdır. 5 yıldızlı bir otelin kullandığı ortalama 65 değişik teknoloji yazılım ve donanımı mevcuttur. Bu rakam 3-4 yıldızlı otellerde 35'e inse bile bu kadar teknolojiyi yönetecek işgücüne ihtiyaç oldukça fazladır. "Geleceğin Otel Odası" adlı projenizden bahsedebilir misiniz?
İnternet sitenizde "Amerika'ya burslu olarak gelebilmek için en kolay yol üniversite sonrası eğitimdir (yüksek lisans ve doktora)." demişsiniz. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz? Lisans eğitimi için Türk öğrencilerin ABD'deki üniversitelere başvurularını destekliyor musunuz? Cihan.org adlı sitemde, “Amerika'ya burslu olarak gelebilmek için en kolay yol üniversite sonrası eğitimdir. (yüksek lisans ve doktora)” dememin sebebi, bugüne kadar ABD'de çalıştığım üniversitelerde, yabancı lisans öğrencilerine verilen burs miktarının yok denecek kadar az olmasna rağmen yüksek lisans ve doktoradaki yabancı öğrencilere verilen burs miktarının (assistanlık olarak ya da başka şekillerde) çok daha fazla olmasıdır. Türk öğrencilerinin ABD'deki üniversitelerde lisans eğitimi yapmalarını kesinlikle destekliyorum. Ancak bu eğitimin maddi külfeti ağırlıklı olarak öğrenciye ve ailesine düşecektir. ABD'deki üniversitelerde lisans ve yüksek lisans öğrencileri için birçok çalışma olanağı vardır. Ancak bunlar, öğrencinin toplam maliyetinin ancak küçük bir kısmını karşılayabilmesine yardımcı olur. Bundan dolayı eğitim masraflarının Amerika'daki üniversite tarafından karşılanmasının en kolay yolu, bu üniversitelerde asistanlık yapmaktaır ki bu da ancak yüksek lisans ve doktora öğrencileri için mümkündür. "Statement of goals and objectives"in önemli olduğundan söz etmişsiniz. Adaylar bu yazıyı hazırlarken nelere dikkat etmelidir? Birkaç öneride bulunabilir misiniz? Ben her zaman için öğrencilerime “Statement of Objectives” hazırlarken, şu 3 soruya cevap vermelerinin çok önemli olduğunu, yüksek lisans öğrencisi seçen kurulun bir üyesi olarak söylemek isterim. Bu 3 soru şunlardır:
Sitenizde ABD'deki üniversitelerde haftada 10 ya da 20 saatlik asistanlık olduğunu duyurmuşsunuz. Hangisini öğrencilere önerirsiniz? Asistanlık yapacak öğrencinin derse ayıracağı vaktin daha az olduğu düşünülürse bu durum akademik performansı negatif etkiler mi? Tabii ki ilk tercih edilecek olan 20 saatlik asistanlıktır. Çünkü hem okul ücretine verdiği katkı, hem de öğrencinin aylık alacağı “stipend” (maaş) daha fazladır. Ancak her zaman 20 saatlik asistanlık mümkün değildir. O yüzden öğrenci arkadaşlarımın ilk önce 20 saatlik asistanlık talep etmelerini öneririm. Eğer mümkün değilse, 10 saatlik asistanlık da hiç yardım almamaktan daha iyidir. Burada asistanlık yapmanın maddi faydasının yanı sıra başka bir faydasından da bahsetmek istiyorum. Asistanlık yapan öğrenci hem hocalarla yakın ilişki kuracaktır, hem de ders dışı eğitimini daha da arttıracaktır. Yani, o yüksek lisans programından daha fazla bilgiyle ayrılmasına yardımcı olacaktır. Şu içinde bulunduğumuz ekonomik koşullardan dolayı birçok okul eskiye göre daha az sayıda asistan almaktadır. Bu da öğrenci arkadaşlarımızın daha fazla sayıda okula başvurmalarını gerektirmektedir. Bu şekilde öğrencinin assistanlıklı kabul olma şansı daha da artacaktır. İyi bir referans ne tür bilgiler içermelidir? Hangi derslerin profesörlerinden referans almak etkili olur? Belli kurallar var mıdır? Öğrenci arkadaşların kesinlikle çok iyi referans vereceğinden emin olduğu hocalardan referans istemeleri doğrudur. Hatta, hocalara, “Hocam, benim hakkımda çok olumlu referans verebilecek şekilde size bir etki sağlayabildim mi, benim hakkımda yeterli bilgiye sahip misiniz?” diye baştan açıkça sormaları bence iyi olur. Böylelikle, sizi çok iyi tanımayan hocaların sizin hakkınızda “ortalama” ya da kötü bir referans vermesini engellemiş olursunuz. Referans mektupları, kabul sürecinde çok etkili olmaktadır. Bu yüzden öğrenci arkadaşlarımın, eğitimleri boyunca hocaları ile iyi ilişkiler kurmaya özen göstermesi, ders dışında faaliyetlerde bulunarak, hocaların ders aktiviteleri dışında da kendilerini tanımalarını sağlaması çok önemlidir. Bir de hocalara referans mektubu hazırlamaları için yeterli zamanın verilmesi çok önemlidir. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Ben de size teşekkür ederim. |
| İlgili İçerikler |
|---|






Turizm Teknolojisi son 10-15 yılda gelişmeye başlayan, geleceği çok parlak ve etkili olan bir alan. Tüm turizm, otelcilik, restaurant işletmeleri ile havacılık ve seyahat acentacılığı sektörleri teknolojiye dayanan bir yapı üzerine kurulmuş bulunmaktadır. Bugün ufak otellerin dahil bir hotel yönetim sistemi olmadan, web sitesi üzerinden rezervasyon kabul etmeden çalıştığını düşünmek çok zor. Bununla beraber önde gelen bir çok turizm şirketinin başarısının arkasına baktığımızda, bu başarıyı sağlayan ana etkenlerden bir tanesinin bilgi işlem teknolojilerine yaptıkları yatırım olduğunu kolaylıkla görebiliriz.
Çalıştığım okul olan University of Delaware'in 126 yataklı bir uygulama oteli mevcuttur. Bu otel Courtyard by Marriott bayrağını taşımaktadır. Bu otelin içinde öğrencilerimiz yaklaşık 30 değişik pozisyonda hem teorik hem de pratik staj yapmaktadırlar. Bu otelin bir odasını 2007 yılında değişik teknojileri test etmek için “Geleceğin Otel Odası” olarak düzenledik ve adını İngilizce “eXperimental Guestroom” (X-Room) olarak koyduk. Bu otel odasında test ettiğimiz teknolojileri firmalardan ücretsiz olarak talep ettik. Bu sistemler kurulduktan sonra, odayı otelin misafirlerine bir fiyat farkı olmadan açtık. Amacımız, misafirlerimizin bu teknolojileri kullanıp kullanmadıklarını, kullanma ile kullanmama güdülerini ve eğer kullandıysalar, ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını ortaya çıkarmaktı.
2007'den beri 150'in üzerinde misafir X-Room'da kaldı. Her bir misafirden düşüncelerini aldık. Bu yorumları, bize teknolojileri sağlayan firmalarla daha iyi bir ürün çıkarılmasına faydası olması için paylaştık. 15 kişiden oluşan X-Room Scholars adı verdiğimiz bir öğrenci grubu bana bu odanın yönetilmesinde yardımcı olmaktadır. Bu odanın ortaya çıkmasından sonra yerli ve yabancı basından yoğun ilgi gördük. X-Room; BBC, NBC, ABC gibi kanallarda yer aldı. Ayrıca New York Times, Chicago Tribune, Boston Globe, Futurist gibi dergi ve gazeteler yine X-Room'a yer verdi. Şu anda X-Room'un 2. versiyonu için hazırlıklarımız sürmektedir. X-Room'da bulunan teknolojilerden 1-2 örnek vermek gerekirse; Nintendo Wii ve Wii Fit, elektronik mum, vücut ısı ölçerli enerji kontrol sistemi, misafirin tüm oda kontrollerini TV'den yapmaya yarayan “Zigbee” oda kontrol sistemi ve yürüyen alarm saat “Clocky” yi verebiliriz.
