Amerika'da Doğum - Türkiye'de Doğum

altUzunca bir süre Amerika'da yaÅŸamış, hem Amerika'da hem de Türkiye'de birer çocuk dünyaya getirmiÅŸ bu iÅŸin -tabir-i caizse- blogunu yazmış bir anne var karşımızda. Elif DoÄŸan, Amerika'da doÄŸum yapmanın avantajlarını ve dezavantajlarını Türkiye ile karşılaÅŸtırmalı olarak bizlere anlatıyor... 

Merhaba, bize kendinizi tanıtır mısınız?
Adım Elif Doğan. Kasım 2006 doğumlu Deniz ve Mart 2010 doğumlu Derin adında iki oğlan annesiyim. Sanal alemde Blogcu Anne olarak biliniyorum. Yaklaşık 16 aydır tuttuğum blogum son zamanlarda Türkiye'nin en popüler anne bloglarından biri haline geldi.

Siz doğumlarınızın birini Amerika’da, diğerini Türkiye’de gerçekleştirdiniz. Hamilelik ve doğum süreçlerini karşılaştırdığınızda ne gibi zorluklar ve kolaylıklar yaşadınız, kısaca anlatır mısınız?
Amerika'da hamile olmak ve doğum yapmak hem kolay, hem zor. Bunu, ikinci doğumumu Türkiye'de yaptıktan sonra daha iyi anladım.

Zor kısmı, doktora çok rahat ulaşamamanız. Bir kere çoğu doktor sizi sekizinci haftadan önce görmüyor bile... Gebeliklerin beşte birinin ilk üç ayda doğal elemeyle sonuçlanmasından hareketle herhangi bir terslik olursa diye beklemeyi tercih ediyorlar. Dolayısıyla ilk iki ayınız merak ve endişe içinde geçiyor.

Ancak Türkiye'den daha farklı olarak orada sezaryen bir doğum yöntemi olarak karşınıza çıkmıyor. Doktorlar normal (vajinal) doğum yapacağınızı düşünüyor. Dolayısıyla burada olduğu gibi sezaryene karşı savaşmak zorunda kalmıyorsunuz.

Ayrıca doğuma hazırlık eğitimlerine daha kolay ulaşabiliyorsunuz Amerika’da. Şimdi Türkiye’de de doğuma hazırlık dersleri veren profesyoneller var, ancak çoğu büyük şehirlerde, ve fiyat olarak zorlayıcı olabiliyor.

Sigorta olayının işleyişi de daha belirgin Amerika’da. Eğer düzenli, oturmuş bir sağlık sigortanız varsa hamilelik ve doğum sırasında karşınıza sürprizler çıkmıyor. Bebek, doğduğu andan itibaren annenin sigortası kapsamına giriyor. Türkiye’de ise ilk iki hafta, ki bebekle ilgili en çok testlerin ve taramaların yapıldığı süreç bu, sigorta hiçbir masrafınızı karşılamıyor. O iki hafta boyunca çıkan herhangi bir sorunu da kapsam dışına alma hakkını saklı tutuyorlar. Dolayısıyla Türkiye’de sigortanız olsa bile beklenmedik masraflarınız oldukça şaşırtıcı düzeyde olabiliyor.

Yine bu sigorta işleyişinin farklılığından kaynaklanan bir başka şey de Türkiye’de gebelik sırasında hemen her doktor kontrolünde ultrasona girmeniz. Amerika’da, sigorta şirketleri bunun masrafını karşılamadığından, birçok doktorun muayenehanesinde ultrason cihazı yok bile. Bunu yaptırmak için özel merkezlere gidiyorsunuz. Tüm gebeliğiniz sırasında topu topu iki ya da üç kere ultrasona giriyorsunuz. Türkiye’de ise bu katbekat fazla oluyor. Bunun gerekliliği ve doğruluğu da tartışılan bir konu aslında…

Türkiye’de hamile olmanın ve doğum yapmanın, eğer destek alacağınız aile fertleri ya da arkadaşlarınızla aynı şehirde yaşıyorsanız, avantajı var tabii.

Sonuç olarak her iki ülkede olmanın da avantajları ve dezavantajları var.

Amerika’daki doğum hikâyeme, Türkiye’deki gebelik sürecime ve Türkiye'deki doğum hikâyeme blogumda yer vermiştim. Karşılaştırma yapmak açısından faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Doğum öncesi ve sonrası hastane masrafları ortalama ne kadardı? Sağlık sigortanız doğum masraflarınızı karşıladı mı?
Amerika’daki hamileliğim ve doğumum sırasında uzun zamandır süregelen bir sağlık sigortası planına dâhildim. O zamanki poliçeme göre, her doktor kontrolünde 20 dolar veriyordum. Doğumla ilgili herhangi bir ödeme yapmam söz konusu değildi. Sadece, hastanede hem doğumu yapabileceğimiz, hem de geceleyeceğimiz özel odayı tercih ettiğimiz için fazladan 250 dolar ödemiştik. Onun dışında cebimizden bir şey çıkmadı.

Türkiye’de ise senaryo bambaşka… Doğum ve hastane ücretleri için sigortamız belirli bir kota koydu. Onun dışındaki her şeyi biz ödedik. Az önce de belirttiğim gibi, bebeği doğar doğmaz poliçe kapsamına almadıkları için ilk zamanlardaki tüm masraflar cebimizden çıktı. İkinci bebeğime nefes darlığı sıkıntısı konmuş ve bir gün yoğun bakımda kalması gerekmişti. Sadece o yoğun bakım için bile 2000 TL’ye yakın para ödedik.

altAmerika’da doğumdan sonra bebeğe Amerikan pasaportu verilmesi konusunda bilgilerinizi aktarır mısınız?
Bildiğiniz gibi Amerikan toprağında doğan tüm bebeklere Amerikan pasaportu veriliyor. Hastaneden verilen doğum sertifikasını yanınıza alarak herhangi bir postaneden başvuru yapıyorsunuz. Başvuru sırasında hem annenin hem de babanın orada olması gerekiyor. Ve Türkiye’dekinden farklı olarak orada bebek ne kadar küçük olursa olsun pasaporta fotoğraf da konuluyor. Biz ilk oğlum 11 günlükken pasaport fotoğrafı çektirmiştik. Pasaportun elimize geçmesi yaklaşık beş hafta sürmüştü. İşin ilginç kısmı, konsolosluktan Türk nüfus cüzdanı çıkarmak çok daha uzun sürmüştü!

Ancak bu konuda son zamanlarda ilginç tartışmalar yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Arizonalı bir senatör Amerika’da kaçak olarak bulunan anne-babalardan doğan çocuklara Amerikan pasaportu verilmesine itiraz etti. Bu itirazın resmi bir şekilde gerçekleşmesi halinde doğum turizmi de etkilenebilir ve Amerika’ya doğum yapmak için gelen anne-babaların çocuklarına Amerikan pasaportu alabilmeleri konusu gerçekleşmeyebilir.
Gelişmeleri bekleyip görmek lazım.

Hamileliğin en son kaçıncı haftasında uçağa binmeye izin veriliyor?
Bu, uçtuğunuz hava yolu şirketine göre değişebilmekle birlikte genellikle 7. aydan sonra doktordan onay kâğıdı isteyebiliyorlar. Hava yolu şirketiyle konuşmadan hareket etmemek lazım.

Peki, bebeği doğumdan sonra en erken ne zaman uçağa bindirebiliyorsunuz?
Ben üç haftalık bebeğin uçtuğunu gördüm. Ancak doktorlar ilk aşıları tamamlanmadan uçağa bindirmemeyi tercih edebiliyorlar. Bu, biraz da uçtuğunuz sezona göre değişir sanırım. Grip sezonunda, mesela, küçük bir bebeği kapalı ortama uzun süre sokmak istemezsiniz.
Biz her iki bebeğimizi de uçağa ilk kez bindirdiğimizde iki aylıklardı.

Amerika’da Türk anne adayları için herhangi bir dernek ya da yardımcı kuruluş bulunuyor mu?
Bildiğim kadarıyla hayır. En azından ben hamileyken yoktu. Ama aslında o kadar gerekli bir şey ki bu…

Amerika'da doğum yapmak isteyen Türk anne adaylarına buradan neler söylemek istersiniz?
Erken hareket etsinler. Gebeliklerini Türkiye’de başka bir doktor takip edecek, Amerika’da ise bambaşka bir doktorun kontrolünde olacaklar. Gebelikleri çok ilerlemeden bu ayarlamaları yapmış olmaları gerekir.
Ayrıca Amerika’da ebelik sistemi de oldukça oturmuş. Normal, sağlıklı gebeliklerin doktor tarafından takip edilmesi de, doğumun doktor tarafından yapılması da gerekmiyor aslında. Ben tekrar Amerika’da doğumu gerçekleştirecek olsam bir ebeyle, doğum evinde doğum yapmanın avantajını kesinlikle kullanmak isterdim.
Ayrıca benim Miami’deki doktorumun Türkiye’den çokça hastası olduğunu biliyorum. Son olarak bildiğim kadarıyla Deniz Akkaya da doğumunu onunla yapmıştı. Türkiye’den Amerika’ya doğum yapmaya gidecek anne adaylarına, eğer Miami’de olma şansları varsa Dr. Mauricio Bitran'ı gözüm kapalı tavsiye ederim.