Amerika'da Çocuk Büyütmek...

Amerika'da yaşayan Türklerin en çok zorlandıkları konulardan biri de hiç şüphesiz çocuk büyütmek. Eğer tecrübe sahibi değilseniz farklı bir yaşam ve kültür içerisinde bir çocuk dünyaya getirmek sizin için öngörmediğiniz sonuçlara yol açabilir.

abd_cocouk_buyutme_img

10 yıldır Amerika'da yaşayan, doğum sonrası ve okul öncesi çocuk büyütmede profesyonel yardım hizmeti veren Aslı Bozdoğan ile Amerika'da çocuk büyütürken karşılaşılan sorunları, yapılması ve yapılmamması gerekenleri konuştuk...

Merhaba, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1976 İstanbul doğumluyum. Saint Michel Fransız Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat bölümünü bitirdim. 10 yıldır Amerika'da yaşıyorum. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Ulaş Bozdoğan ile evliyim. Bora ve Kaan adında 2 oğlum var. Biri 4 diğeri 7 yaşında. Şu anda New Jersey'de yaşıyoruz.

Amerika'da okul öncesi eğitim nasıl yapılıyor? Bunun için izlenmesi gereken prosedürler neler?

Okul öncesi eğitimler için kurumlara ya da eğitim birimlerine ilk 6 aydan itibaren kayıt yaptırılarak faydalanmak mümkün. 13-14 yaşına kadar birçok kurs ve eğitim programından faydalanabiliyorsunuz. 

Çocukların büyütülmesinde yararlanılabilecek kurum ve merkezlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Çocuk büyütmede yardım alınabilecek kurumların başında yuvalar geliyor. Amerika'da bulunan Türk anneler özellikle erken yaşta çocuklarını yuvaya vermek zorunda kalıyorlar. Çünkü burada çok fazla akraba ya da emanet edebilecek birisini bulamıyorlar. Dadı bulunması da Türkiye'deki kadar kolay olmuyor ve herkese de güvenemiyorsunuz. Bu yüzden hemen hemen herkes çocuğunu küçük yaştan itibaren yuvaya veriyor. Ben de iki çocuğumu daha üç yaşına basmadan yuvaya verdim.

Yuvalarda ve kreşlerde aslında çok güzel programlar var. Devlete bağlı ve kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan YMCA'nın belirli bölgelerde sunduğu birçok eğitim programı ve kurslar bulunuyor. 0-1 yaş grubu için çeşitli danslar , şarkılar, 2-3 yaş gruplar için oyunlar gibi her yaş grubuna ait değişik aktiviteler var. 1 yaşından itibaren de hem Amerikalı hem de Türk anneler haftada bir ya da iki kere bu yerlere çocuklarını götürüyorlar. Üstelik bu aktivite ve kurslar her bütçeye uygun ve oldukça ekonomik.

Anneler çocukları ile beraber hem vakit geçirip hem de çocuğun İngilizce eğitimine destek verebiliyorlar. Burada çocukların bir şekilde İngilizce öğrenmeleri de gerekiyor. Aileler, 6 aydan sonra yüzme kursu da dahil birçok kurs seçeneğinden onlara uygun olanı seçerek güzel vakit geçirmelerinin yanında çocuklarının eğitim almalarını da sağlıyorlar.

alt

Bulunduğunuz bölgelerdeki toplu kütüphanelerden de ücretsiz olarak yararlanabiliyorsunuz. Çocuklarınıza hikayeler ve masallar anlatacabileceğiniz ve çocuklara kitap okumaya alıştıran "story time"lar da bulunuyor. Aslında burada devletin verdiği çok güzel imkanlar var.

Amerika'da yaşayan Türk ailelerin çocuk büyütmede yaşadıkları en büyük sıkıntılar neler?

En büyük sıkıntıların başında çocukları yalnız büyütmeniz geliyor. Genelde herkes buraya iş için geliyor ve akrabanız ya da aileniz yanınızda olmayınca çocuk büyütmek gerçekten çok zor bir hal alabiliyor. Bir de hepimiz buraya genç yaşta geliyoruz ve biraz da tecrübesizlik yaşıyoruz. Bunun üstesinden gelmek için de kitaplardan ve kütüphanelerden faydalanıyoruz.
Bir diğer zorlanılan konu da yardımcı bulma konusu. Herkese güvenemiyorsunuz. Bir de burada bazı aileler Türk yardımcı istemiyor. Nedeni çocukların İngilizce öğrenmesinin istenmesi. Küçük yaşta İngilizce öğrenmek çocuğun geleceği açısından çok önemli. Devletin sağladığı bazı kurumlar ve özel yuvalar çocuk büyütmekte karşılaşılan sorunları aşmanızda gerçekten çok yardımcı oluyor.

İki farklı kültürle bir arada yaşayan çocuklarda herhangi bir psikolojik etki oluşuyor mu? Bu sorun nasıl aşılıyor?

alt

Küçük yaştaki çocuklarda bu tür bir sorun olmuyor. Okul çağına kadar daha çok aile ortamında kaldıkları için bu tür etkiler henüz çocukta belli bir anlam ifade etmiyor. Ama bu durum ilköğrenim ve lisede daha da farklılaşıyor. Birincisi burada okullar disiplin ve ödev açısından Türkiye'deki okullara nazaran çok daha rahat. Bu yüzden burada kendilerine ayırdıkları zaman daha fazla. Aileler bu boş zamanlarda çocuklarını kötü alışkanlıklardan korumak için okuldan arta kalan zamanlarda spor ve eğitim aktivitelerine yönlendiriyorlar. Türkiye'de ve Amerika'da bu yaşlarda bulunan çocuklar arasında bazı farklılıklar olabiliyor. Türkiye'deki çocuklar biraz daha disiplinli.

Diğer açıdan aslında bu olay biraz da aileye bağlı. Eğer aile ev içerisinde Türkçe konuşup Türk geleneklerini uyguluyorsa çocuk ister istemez okulda ve dışarıda Amerikan kültürü ile içiçe yaşadığı için etkilenebiliyor.

Ama benim görüşüm ve genel olarak öğretmenlerin tavsiyeleri ev içerisinde ana dilinizi konuşmanız yönünde. Çocuk zaten tüm gün okulda ve dışarıda olduğu için Amerikan kültürünü benimsiyor. Bunun yanında evde de kendi dili ile konuşmak kültür zenginliği açısından çocukta iyi bir etkiye yol açabilir. Ailelerin bu iki kültürü dengelemeleri çok önemli.

Bazı Turk ailelerin çocukların yanında sadece İngilizce konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sizce doğru bir davranış mı?

Bu tür örnekler aslında benim çevremde de mevcut. Çocuğun yanında sadece İngilizce konuşmanın doğru ya da yanlış olması aslında ailelere göre değişen göreceli bir kavram. Bu konuda tam olarak “doğrudur” ya da “yanlıştır” demek beni aşar. Her ailenin seçimi kendisine aittir ve bu ancak kendilerinin verebileceği bir karardır.

Biz kendi evimizde Türkçe konuşmayı tercih ediyoruz. Çocuklarımız Türkçe'yi de öğrensinler istiyoruz. Tamam Amerika'da yaşıyoruz ama Türkiye ile aralarındaki bağı koparmalarını da istemiyoruz.

Amerika'da çocuk sahibi olan ailelere tavsiyeleriniz neler? Yapılması ve yapılmaması gerekenlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Bazı anneler çocuklarını tek başına büyütmekten şikayet ediyorlar. Tamam bir yerde belki haklılar ama bu durumdan şikayet etmek yerine çocuklarına yardımcı olarak onlarla beraber sosyalleşebilseler aslında bu durumun o kadar zor olmadığını anlayacaklar. Kendimiz ve çocuğumuzun psikolojisi açısından sosyalleşmeliyiz. Diğer aileler ile aktiviteler yapabilmeli ve vakit geçirebilmeliyiz. Kendimizi diğer ailelerden ayrı tutup da ayırım yapmamamız gerekiyor.

Çocukları olan ailelere buradan benim tavsiyem ilk 6 aydan sonra dışarı çıksınlar, çeşitli aktivitelere katılsınlar, komşuları ile görüşsünler, okul zamanında diğer aileler ile görüşsünler, okul alışverişlerini beraber yapsınlar. Böylelikle hem kaynaşma hem de sosyalleşme dönemleri çok daha kolay geçecektir.