Facebook Twitter

Obama, O İfadeyi Kullanmadı

Obama, bu sene 24 Nisan açıklamasını bir gün önceden yayınladı. Beklenildiği gibi açıklamada ‘soykırım’ sözünü kullanmadı. Ancak 1915 Olayları’nın 100’üncü yıldönümünde bildiriye ‘soykırıma’ işaret eden unsurlar ekledi.

 

Kaynaklar, buna rağmen ‘soykırım’ lafı geçmediğinden bildirinin Türk tarafından büyük bir tepki çekmeyeceğini ve Ankara’nın Büyükelçi Serdar Kılıç’ı çekmesinin beklenmediğini belirtti. Öte yandan Obama ilk kez soykırım tabirinin yaratıcısı ünlü hukukçu Raphael Lemkin'in adını andı.

 

ABD Başkanı Barack Obama, 1915 Olayları’nın 100’üncü yıldönümü sayılan 24 Nisan için hazırladığı geleneksel başkanlık bildirisini bu sene bir gün önce 23 Nisan akşamı yayınladı ve beklenildiği gibi ‘soykırım’ terimini kullanmayıp geçmiş senelerde olduğu gibi olayları yine Ermenice “büyük felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern” ifadesiyle tanımladı. Ancak başkanlığı devraldığı 2009’dan beri yedinci kez 24 Nisan açıklaması yapan Obama, bu sene ilk kez ‘soykırım’ teriminin yaratıcısı hukukçu Raphael Lemkin’e atıfta bulundu. Ayrıca 12 Nisan’da 1915 Olayları'nın “yaygın biçimde soykırım olarak düşünüldüğünü” söyleyen Papa Françesko’nun görüşlerini açıklamasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

 

Türk tezlerine uzak kalan bütün bu ayrıntılara rağmen metinde ‘soykırım’ ifadesinin kullanılmamış olması ve ayrıca hukuki olarak soykırım suçuna işaret eden “yok etme” ve “kasıt” gibi terimlerin metne eklenmemiş olması ise Türk tarafınca olumlu karşılandı. Kaynaklar, ‘soykırım’ sözü geçmediğinden bildirinin “yapıcı bir belirsizlik” taşıdığını vurgulayarak Ankara’nın sert bir tepki vermesinin beklenmediğini, bu açıdan Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın istişare için Ankara’ya çağrılmasının da gerekli olmayacağını aktardılar. Başkan Obama’nın bu sene öncekilerden farklı bir dil kullanılan beş paragraflık bildirisinde şöyle denildi:

Paragraf 1:

Bu sene, 20’nci yüzyılın ilk kitlesel vahşeti Meds Yeghern’in 100’üncü yıldönüme işaret ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni halkı, 1915’ten başlayarak tehcir edildi, katledildi ve ölüme doğru yürüdü. Kültürleri ve kendi kadim anavatanlarındaki izleri silindi. Her tarafın acı gördüğü korkunç şiddet sırasında 1.5 milyon Ermeni can verdi.

 

Paragraf 2:

 

1915’in dehşeti yaşanırken ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau ABD devletinin içinde alarm zillerini çaldı ve Osmanlı liderlerine karşı çıktı. Onunki gibi çabalar sayesinde de Meds Yeghern gerçeği oluştu ve bu, sonraki dönemlerde Birleşmiş Milletler’in ilk insan hakları anlaşmasının ortaya çıkmasına yardım eden Raphael Lemkin gibi insan hakları savunucularının çalışmalarını etkiledi.

 

Paragraf 3:

 

Bu korkunç kıyımın yarattığı ortama karşı, Amerikan ve Ermeni halkları ortak bir insanlık bağıyla bir araya geldiler. Sıradan Amerikan vatandaşları, ıstırap çeken Ermeni çocukları için milyonlarca dolar bağış topladı ve ABD Kongresi, uluslararası insani yardım alanında bir öncü olan Yakın Doğu Yardım örgütünü bu iş için tuttu. Binlerce Ermeni mülteci, güçlü ve canlı bir topluluk ve Amerikan toplumunun taşıyıcı unsurlarından biri haline geldikleri ABD’de yeni hayatlarına başladılar. İşadamı, doktor, öğretim üyesi, sanatçı ve sporcu olarak büyük saygınlık kazandılar, yeni evlerine değeri ölçülemeyecek katkılar sağladılar.

 

Paragraf 4:

 

Bu 100'üncü yıl önemli bir an. Bizden tarihi anmanın ve zor ama gerekli olan geçmişle hesaplaşma işinin önemini yansıtmamızı istiyor. 1915’te ne olduğuyla ilgili kendi görüşümü tutarlı biçimde sık sık ifade ettim ve benim görüşüm değişmedi. Gerçeklerin tam, açık ve âdil biçimde kabul edilmesi herkesin menfaatine. İnsanlar ve ülkeler, geçmişin acı unsurlarını kabullenip bunlarla yüzleşerek daha güçlü büyür ve daha âdil ve hoşgörülü bir gelecek için temel inşaa ederler. Papa Françesko’nun, Türk ve Ermeni tarihçilerin ve tarihin bu karanlık devresine ışık tutmaya çalışan diğer herkesin görüşlerini ifadesini memnuniyetle karşılıyoruz.

 

Paragraf 5:

 

Bu önemli yüzüncü yılda, kayıpları hatırlarken Ermeni halkıyla yan yana duruyoruz. Acı çekenlerin unutulmayacağı sözünü veriyoruz. Ve gelecek kuşakların bunu tekrar etmemeleri için kendi kendimize bu acı mirastan dersler çıkarma taahhüdünde bulunuyoruz.

 

Kaynak: Hürriyet

 

Seri İlanlar